NEVALİ ÇORİ TOTEMİ VE ŞİFRELERİ

Göbeklitepenin keşfinden önce Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde, Neolitik bir höyük olan Nevali Çori’de bulunan totem. Tarihi 10 bin seneye dayanıyor. Hangi amaçla yapıldığını tahmin etmek zor. Bu insan ve hayvan karışımı melez totem hakkında arkeolog ve tarihçilerden pek fazla bilgi gelmedi. 

Totem şu anda Şanlıurfa Müzesi’nde sergileniyor. Üzerinde herhangi bir yazı ve açıklama yok. Bu nedenle ben de simge bilimden yararlanarak totemdeki görsel mesajları tercüme etmenin, bir anlam çıkartmanın mümkün olacağını düşünüyorum.

En tepeden başlarsak totemin yüzü parçalanmış. Bir insana mı ya da farklı bir varlığa mı ait olduğu belli değil. Fakat başının her iki yanında ve tepede sivri hayvan kulağına benzeyen çıkıntılar var.

Boynunun hemen aşağısında kollar ve birinci çift eller çok belirgin. İşte bu ellerin arasında bir insan kafası daha var, onun da yüzü parçalanmış. 

Hemen altında kısmen sağlam durumda bir yüz ve onun da el ve kollarını görüyoruz. Ayrıca totemin iki yanında devasa yılan sembolleri var. 

Dünyada hemen her ülkenin mitoloji ve yaratılış efsanelerinde gökyüzünden inen iki  Kozmik Irktan bahsedilir; Yılanoğulları ve Ademoğulları. Acaba bu totem iki ırkın birleşmesinden doğan melez bir soyu mu anlatıyor? Bir genetik deneyin aşamaları mı ifade edilmeye çalışıldı? 

Yukarıdan aşağıya doğru birbirini izleyen insan yüzü ve elleri devam eden soyların yaşam döngüsü anlamına geliyor olabilir mi? Ve ben aynı zamanda bu totemdeki işaretlerin doğumla da ilgili olduğunu düşünüyorum. Ama sadece biyolojik anlamda anneden doğmak değil. Uzun zamandır beklenen ve MS.2000-4000 yılları arasında gerçekleşeceği söylenen Kova Burcu çağına girmek üzereyiz. Bu çağ insanın kozmik kimliğine kavuşacağı yani bir anlamda yeniden doğacağı astronomik bir evreyi gösteriyor. Belki Nevali Çori totemi de bir tür kehanet nesnesi gibi bizim ırkımızın geçireceği evreleri ve kozmik yeniden doğuşu  anlatmak için yapılmıştı. 

Farah Yurdözü – Eylül 2019